<

Zaman bizi bir bozuk para gibi harcıyor. Her geçen an biraz daha azalıyoruz. İki adım geri gidip insanları izlemeye başlıyorsun. İzlediklerinin bir korku filmi olduğunu düşünmek istiyorsun. Gözlerimi kapatıp ağlamak istiyorum. Üzülüyorum tüm olup bitene... Olaylar beni o kadar çok etkiliyor ki her sorunda kendime bir pay biçmeye başlıyorum. Acılarla, dertlerle, sorunlarla ve sorularla yaşamaya başlıyorsun. Etrafına bakıp, kalabalığın içinde yalnız olduğunu görüyorsun. Otobüste, tramvayda, metroda, yolda, okulda, her yerde, ki ikili ilişkilerde bile herkes birbirinin gözlerinin içine bakıyor. Herkeste bir güvensizlik... Acaba diyorsun şu hırsız mı, bu sapık mı, o dilenci mi...Hep korku içinde yaşıyoruz.Hep bir başkasını yorumluyoruz. Kendimize nasıl bakıldığını, kendimize saygımız olduğunu hiç düşündük mü? Birbirimizden kaçıyoruz! Geceleri dışarı çıkmaya tereddüt ediyoruz. Hem yalnızız, hem de özgür değiliz. Vicdanlarımız bile yetmiyor, gerçekleri görmeye... Belki bir kör kadar bile göremiyoruz. Gündüzleri kaçıyor, geceleri saklanıyoruz. Evlerimiz bir dinlenme mekanı değil artık. Herkesin kalbi uyuşturulmuş gibi... Ne eşinle bir sohbet var, ne de çocuğunla yakından ilgilenmek. Yada tek başına kaldığında düşüncelere dalmak. Her şeyi senin yerine televizyon yapıyor. Uzaktan kumanda senin elinde ama asıl kumanda olan sensin. Kimseyle sohbet edemiyorsun. Tek yolu internette ‘chat' yapmakta buluyorsun. Halbuki bilmediğin bir insanla, yalan yada doğru her şeyi paylaşıyorsun. Çünkü normal yaşamda olduğu gibi gözlemleyemiyorsun. Herkes söyledikleri ile yaşıyor. Kendi söylediklerimize inanıyoruz. Yalan yada doğru... İnanıyoruz her şeye, gördüklerimize değil, duyduklarımıza ve yazılanlara inanıyoruz...
Fotoğraf : Jason DeFilippo
/p>
Fotoğraf : Jason DeFilippo

<0Comments:
<
<Yorum Gönder
<